Chiron Retrosu Başlıyor (15 Temmuz 2021) – Astrolozi

Uncategorized

Chiron geri hareketi 15 Temmuz’da başlıyor ve 19 Aralık 2021’e kadar devam edecek.. Asteroid bu seyahatini 12:55 Koç burcunda başlatıp, 8:25 Koç’ta bitirecek.

Son 1 haftadır Chiron durağan pozisyonda.. Belki daha evvel söyledim ama tekrarlamakta fayda var; hareketin bu durmaya yakın hareketi, gezegenlerin gölge yanlarını daha da ortaya çıkarabilir, bazen retro dönemlerinden daha etkili olabilir..  Retroya yaklaşırken son bir kaç gün ve bitmesinden evvel bir kaç gün, etkileri daha yoğun hissedilecektir. Uzun uzun Chiron’un neleri sembolize ettiğini anlatmak yerine size mitolojik hikayesini yazmak istedim. Böylece Chiron’un gerçek mesajını daha net anlayabiliriz.

Satürn, kız kardeşi olan Rhea ile evlidir, ancak güzeller güzel bir deniz perisi olan Philyra’ya aşık olur. Buluşmaya başlarlar. Rhea’dan gizlenebilmek için Satürn ve sevgilisi Philyra, kendilerini ata dönüştürürler, böylece Rhea onları farketmez.. Ve birleşirler.. Philyra hamile kalır.. Chiron’u doğurduğunda ise yarı at yarı insandır. Dolayısı ile çocuğu da böyledir. Bu halinden ve çocuğundan utanan Philyra bebeğini bir mağaranın girişine bırakır ve kaçar. Satürn’ün çocukları Pluto, Neptün ve Jüpiter’in aksine Chiron evlilik dışı doğmuştur.

Bebek ölümsüzdür, yalnız büyür, her zorluğa, doğa ve hava şartlarına yalnız karşı koyar. Pek çok şey öğrenir, yeteneklerini yalnız başına geliştirir. Kendini, hayatının anlamını keşfetmeye adayarak, maharetleri ile beraber iyi bir kahin ve astrolog olur. Bilgisi ve özellikleri ile Olympos’un dikkatini çeker ve böylece Tanrılar çocuklarını eğitilmeleri ve kaderleri ile yüzleşebilmeleri için Chiron’a gönderirler; Chiron onlara yardım edebilecek tek bilgedir. 

Bir gün, yakın dostu Herakles’in bir hatası yüzünden kötü savaşçılar Chiron’un peşine düşerler ve Chiron bir ok yarası alır. Zehirli olan ok bir insanı anında öldürebilecek niteliktedir. Ancak ölümsüz olan Chiron’u öldürmez ama dermansız bir hastalığa yaklanmasına sebep olur. Çektiği acılar onu yormaktadır, dindirebilmek için şifa peşine düşer. Bu arayış içinde pek çok şifalı bitkinin varlığını keşfeder. Sonunda ölümsüzlüğünü, Tanrıların ateşini Jüpiter’den insanlığa getiren Prometheus’a hediye eder. Acılarının dinmesi tek isteğidir. Bu fedakarlıktan etkilenen Jüpiter, Chiron’u kendi kurduğu Yay yıldız kümesinin sembolü haline getirir..

O hem iyi bir savaş sanatları uzmanı, hem iyi bir şifacı (Chiron, Yunanca’da şifalı el anlamına gelir.), hem öğretmen, hem de iyi bir kahindir. Reddedilmenin acısına rağmen hayatta kalabilmeyi başarmıştır. Yeteneklerinin farkına vararak kendini geliştirmiş, maharetleri ve bilgeliğiyle Tanrılar tarafından da kabul ve sevgi görmüştür. Chiron evlilik dışı bir çocuktur. Kendinden utanan ailesi onu terketmiştir. Chiron aslında bir yabancılaşmadır. İçimizde yaşatmak zorunda olduğumuz “öteki”dir.

Başkalarından saklanan sırları sembolize ettiği gibi aynı zamanda sevilmeye, kabul görmeye en çok ihtiyaç duyduğumuz çıplak yanımızdır. Onun kötü yarasına dostu Herakles sebep olmuş. Bizi de yaşamda en çok üzenler genelde en sevdiklerimiz, yakınlarımızdır. Kendimizi savunmaya gerek duymadığımız kişilere karşı savaşmak hiç aklımıza gelmez. Bazen bir söz bizi bir ok gibi hasta edebilir. Her şeye rağmen affetmeden de iyileşmek mümkün değil. Chiron kendinle barışabilmenin, yani affedebilmenin de enerjisidir. En kıymetli hazinesini yani ölümsüzlüğünü, bilgeliğini, tüm maharetlerini başkasına armağan etmiş ve böylece acılarından kurtulmayı başarmıştır. Gerçek şifa en iyi niyet adına, koşulsuz gönülden sunulandır.

Chiron’un geri hareketi, şifa bulmak adına başladığımız yolculuk özünde bir “kendini bilme” serüveni. Chiron bu dönemde içimize yönelik çalışacak. Negatif olarak gücümüzü yanlış kullanma, fanatik hedefler, şiddete yönelik davranışlar, öfke besleme, olduğundan daha değişik görünmek, acımasızlık, toplum çıkarlarını kişisel kullanma isteği, cinsel sapmalar; geri harekette daha çok öne çıkardığı gölge yanları.. Koç burcunda geçirdiği süreç içinde ise; 
 * “Ben hiç kimseyim” – genel bir boşluk hissi ve yaşamdan kopukluk

* “Yeterli değilim” – kendini kanıtlama arzusu

* “Eğer uyumlu değilsem, varolmuyorum” – herkes tarafından sevilme ve onaylanma arzusu
* Diğerlerini kopyalamak, gördüklerini uygulamak, ancak örnek aldığı rol modelini tanımlayamamak
* Fark edilmek, dikkat çekmek korkusu – kişinin görüşlerini, inançlarını ifade etme korkusu
* Kişinin hem bedensel hem de duygusal bağ kurma problemleri
* Ya da tam tersi, kişinin tekliğini ispatlamak için garip bir görünüşe ve tuhaf tutumlara başvurması
* Kendini, fiziksel veya psikoljik açıdan incitme eğilimi – kendini yaralama, uyuşturucu, alkol ve ilaç bağımlılıkları, duygusuzluk, hissetme fonksiyonlarında problem..
İşte bunlar Astropsikoloji derslerimden notlar.. İlginç değil mi? 
 
Peki bu değersizlik duyguları ile nasıl başa çıkacağız? Kimlik yarası iyileşir mi?
Yeterince ne başarı ne para ne de çevrenizden aldığınız onay bu yarayı iyileştirmez; önce bunda anlaşalım. Öncelikle gerçekten siz olduğunuz şey olmanın kabulünü öğrenmekle başlar iyileşme süreçleri; olmamanız gereken şeye bürünmek değil. Bilmek, kabul etmek, yolun yarısı diyebiliriz. Koç burcundaki Chiron hepimizin doğduğumuzdan beri belki de boğuştuğumuz kimliğimizle ilgili yaraları ele almamızı ve iyileştirmemizi isteyecektir. Bir şekilde varlığımızın sorumluluğunu üstlenmemizi, acılarımızla, utançlarımızla yüzleşmemizi isteyebilir. Acıya, yaraya rağmen kendimizi göstermemizi ister; hepimiz bu süreçlerde bunları hissedeceğiz, tabii ki Koç burcuna ait evlerimizin konuları ile bağlantılı olarak. Bir şekilde kendimizi, özümüzü ve gerçekten her ne isek onu göstermemizi isteyecek; bu durumda yapmamız gerekeni yapmalı ve belki de artık saklanmamalıyız.  Şimdi işte bu hisleri şifalandırmak için daha derinlerde çalışmamız gerekecek. Gerçek kimliğimizle bir adım öne çıkmamız için retro bitimine kadar hangi noktalarda eksiklik duyumsuyoruz, içsel analizler için uygun bir süreç. Bunu yapmamız gerektiğine en büyük kanıt, bu yaşamda olmamız. Hepimiz bir nedenle dünyada bedenlendik; her kimsek o olarak devam etmek için. Milyarlarca genetik olasılığın içinde bizler seçildik. Var olma hakkımız, bir nedenden dolayı. Benzersiz görevlerle doğduk. Eşsiz hediyelerimizi yani yeteneklerimizi, becerilerimizi, aklımızı, bilincimizi benzersiz bir yolla, kendimize özgü yollarla ifade etmek için; başka bir diğer kişinin rolünü üstlenmek, ondan kopya çekmek için değil. Sandığımızdan, inanın ki, çok daha fazla bir şeyiz. 

Chiron aynı zamanda, başkalarına koşulsuz sunmamız gereken anlayış ve fedakarlığın da sembolü. Hayattan alınan derin darbeler, asla iyileşemeyeceğimizi düşündürebilir yani acı olaylarla sınanırız. Chiron’un retro dönemleri aslında bizi daha karamsar yapar. Haritalarımızda göremediğimiz gölge yanlarımıza işaret eder. Yaralı olduğumuz ve bu nedenle fark etmeden bilinçaltına ittiğimiz konuları fark etmemizde ve kendimizi tanımamızda rehber görevi üstlenir.. Çevremizdekilere yardım ettikçe, rehberlik gösterdikçe de şifa bulunabilir; onlara bireysel potansiyelleri konusunda destek olmak, cesaretlendirmek önemli. Chiron etkisi ile. Terzinin kendi elbisesindeki sökük nerede farkedilebilir, diğerlerinin sökükleri dikilirken. Aslında bu yaralarımızla yüzleşmek adına bu dönemi olumlu kullanabiliriz. Hangi konuların aslında içimizi cızz ettirdiği, bir yanımızı hangi durumlarda biraz eksik hissettiğimiz noktaları ortaya çıkarabilmek, içsel olarak bu yönlerimizle yüzleşebilmek ve tabii ki bunun sonucunda şifalanmak mümkün..  Sakladıklarımızın, korktuklarımızın, utandıklarımızın yer aldığı kara bir sandığın anahtarıdır Chiron. Koç burcu transiti ile birlikte işte o sandığın kilidi açılabilir. Sonuç mu?? Büyük bir tatmin, mutluluk, huzur ve en önemlisi büyük bir özgürlük duygusu..  ki bu duygular, dünyevi mertebenin şartlarıdır; misyonumuz mutlu olmayı öğrenmektir. ..

 
Zerrin Zindancıoğlu
 ASA, MAPAI, Member of OPA, ISAR Cap

Your Shopping cart

Close