Yengeç Dolunayı (18 Ocak 2022) – Astrolozi

Uncategorized

18 Ocak 2022 saat 02:47’de Yengeç burcunun 27. derecesinde yılın ilk Dolunayı duygusal olarak bazı yüklerden kurtulmaya ve duygusal dünyamızda ciddi derin bir temizlik yapmamıza yardım edebilir. Kontrolümüz dışında ortaya çıkabilecek koşullar ile kendi düşüncelerimizin ve duygularımızın içinde bulunduğumuz gerçeklik üzerindeki etkisine kafa yorabiliriz. Dolunay’ın büyüsü medcezir yarattığı gibi şifalanma için saklı, karanlıkta kalmış şeylerin görünür olmasına yardım etmesindedir. Yengeç etkisi ile duygularımızı keşfetmeye, kendimizi duygusal beslememize, içimizdeki çocukla bir olmaya ve tüm potansiyelimizi kullanmak için gereken duygusal güvenliği yaratmayı öğrenmeye teşvik edicidir. Kendimizle ilgilenmek isteyebiliriz; ailemiz, yakınlarımız ya da bir şekilde savunmasız olabileceğini düşündüğümüz kişilerle daha derin bağlantı kurmak. Pluto desteği de bu etkiyi güçlendirecektir. Bir nevi güçlü olmaya yöneltecek bir baskı gibi rol alabilir. Geri giden Merkür etkisi ile de bazı kafa karıştırıcı durumlar ya da bilgilerin sansasyonel ortaya dökülmesi olarak gündem yaratabilir, şaşırmayın. Dolunayların eylem için değil, daha çok yansıma, öğrenme ve dinginlik için olduğunu hatırlayın. Sabır, başkaları için olduğu kadar, kendiniz için de anahtar kelime olacaktır. Serbest ve geride bırakılması gereken şeyler kendini gösterebilir ki yeni yıl etkisi ile yapmak istediklerinizle ilgili olarak bazı gelişmelerin bir anda görünür olmasını sağlayabilir. Duygusal kapasitenizle yüzleşmek durumunda kalabilirsiniz. Başkalarının da duygusal anaforlarına karşı hassas olmamıza yol açacaktır. Ay, bu konumda son derece güçlü ki bizler de bu uyumlu enerjiden nasipleneceğiz. Havada Pluto etkisi mutlaka yoğunluk yapacaktır, ağırlık verir; boğucu ya da güçsüzleştiren her şeyi üzerimizden atmak için bilinçli çaba göstermemiz gerektiği anlamına gelecektir. Pluto güç gezegenidir; en güçlü hissettiğimiz anlarda inanılmaz güç gösterebileceğimiz yere işaret edebilir. Pluto baskı yaratır ve baskı altında olduğumuzu hissettirir. Özellikle ilişkilerimizde hissettiğimiz baskıyı daha da şiddetlenir. Dolayısı ile hayatlarımızın sürücü koltuğuna geçebileceğimiz gücü de can havli ile ortaya çıkarabilir. Sürekli beklediğimiz konular ya da diğerlerine bağlı olduğumuzu düşündürten alanlar bizleri zorlayabilir, güçsüz duruma sokabilir. Dolayısı ile eylemlerimizi ya da inançlarımızı başkalarının tutum ve değerlerine teslim ederken dikkatli olmakta yarar var. Yaşamdan alacağımız tatmini hep diğerleri için erteliyor olabiliriz. Bir şeyin olmasını beklemek bu durumda bir tuzaktır. Demek ki Dolunay, başkalarının hareketlerinden ya da bizi çevreleyen havadan bağımsız olarak sakinliğe uyum sağlamanın yollarını yaratmak için harikulade bir güç fırsatı da yaratabilir. Üzerimizde böyle bir baskı hissediyorsak, silkelenip atmak için bizi destekleyen etkiler altında olacağız. Yaşamlarınızda bu tip alanlar varsa, lütfen bu dinamikleri gözlemleyin; yakında bir volkan patlaması ile sarsılabilirsiniz. Erkenden bu davranış kalıplarını azıcık da olsa nasıl değiştirebileceğinizin planlarını, zora kalmadan düşünmekte fayda var. Neptün desteği, rüyaların ve ruhsal gelişimin gezegeni olarak koşulsuz sevginin avantajlarını sunacaktır ve tüm Evren ile bağlantımızı, Bir olmayı hatırlatır. Her ne yaşıyorsanız, yalnız olmadığınızı bilin; İlahi olarak korunuyorsunuz. Hissettiğiniz ağırlık, üzüntü ya da endişeyi salıvermeye ve dönüştürmeye çalışın. Maneviyat bu aşamada güçlü hissettirecektir. Neptün ayrıca, yaratıcılık gerektiren her projeyi de destekler. Pluto’dan gelen güç enerjisi, Neptün’ün yatıştırıcı, yaratıcı enerjisi ile birleşince, önemli projeleri ve yetenekleri öne çıkarmak için kullanılabilir. Dolunaylar ayrıca tamamlanma etaplarını ifade eder; bu nedenle üzerinde çalıştığımız özellikle yaratıcılık içeren tüm projelerin sona ulaşmasına da şahit olabiliriz.

Kısacası duygusallıkta pik yapacak görünümler, değişken ruh halleri içinde biraz zorlayacak görünüyor; içeride fırtınalar kopabilir, vicdani gelişmeler rahatsız edebilir. Bu zorlanma inatçı bir kararsızlığa dönüşebilir. Bazen bu tarz vicdanı zorlayan gelişmeler bizleri melek – şeytan yüzümüzle yüzleştirmeye neden olur. Kınanacak davranışlara tolerans gösterebilir ya da tam tersi birine yanlış yaptıysanız, misliyle karşı tepki ile karşılaşabilirsiniz. Ay, Yengeç burcunun 3. dekanındayken intikamcı tutumlar gelişebilir hatta bu tutumlar normalde kişinin özellikleri arasında değildir. Ay bu bölgede konforuna düşkün rahat etmek ister. Dolayısı ile enerjisini, zamanını ve kaynaklarını kendi ve yakınları için kullanmak ister. Yatırım yapmak ister ve sadakatin değerini bilir. Dolunay haritasında Boğa burcundaki Ceres sextili durumların trajediye dönüşmemesine yardım edecektir. Verimli ve besleyici özellikleri, gelişen aciliyet ve çaresizlik hislerini dengeleyebilir. Duygusal boğucu sahiplenmeler bizleri bu süreçte sıkabilir, dikkat. Ceres ayrıca Kuzey Düğüm ile kavuşum halinde ve genel olarak anne / çocuk ilişkileri, çocuk istismarları / kaçırılması / tacizleri, hayvanlarla ilgili iç burkan haberler açısından etkili olmaya maalesef müsait. Bu olaylar bizleri vicdani olarak yorabilir, boğabilir; malum Kuzey Düğüm artık Algol yıldızına oldukça yakın.

Dolunay derecesi Merkür / Mars karakterindeki Procyon sabit yıldızına çok yakın. Küçük Köpek tk yıldızında bulunan yıldız son derece kurnaz ve şiddet içerebilirken, son derece şanslı olaylara da etki verebiliyor. Yani bu küçük köpek, korku verici havlamasına rağmen, fırsat yaratabiliyor. Procyon genelde huysuz, küstah, sersem olarak tanımlanmış ama cesurdur ve dürtüsel hareket edebilir, düşünmeden felakete koşabilir. Son derece cesurdur ve yok edilemez olduğunu düşündürtür. Bu yıldız kendini doberman sanan küçük bir köpeğe benzer. Ayrıca büyük köpeklerin etrafında dolaşmaya bayılır ve onların kafalarını karıştırır. Evet belki riski yüksek bir strateji ama akıllıca kullanılırsa, kendine hayran bırakacak işler çıkarabilir. Yengeç burcunun 3. dekanı dolayısı ile doğru bağlantılarla kendini yüksek konumlara getirebilecek zihinsel kıvraklığı da sağlar.  Procyon burada keskin bir zihnin cesaretle taçlanmasına yardım edecektir. Ancak fiyasko ile karşılaşmamak için tedbir şarttır. Ay ile kavuşan yıldız için Robson, gizli ilgi alanları, huzursuz, uzun süre bir yerde kalamama, arkadaşlar / ortaklar / çalışanlarla tartışma yorumları yapmış. B. Brady ise ruh halinde değişimlere, seçimlerde / beğenilenlerde değişimlere, arkadaşlıklarda zorluklara, ani yükselmelere / düşüşlere neden olur demiş. Merküryen enerjisi sebebiyle Merkür ve Venüs retrosu etkisinde olduğunu unutmamak lazım. Yani Venüs ve Merkür iç gezegenden ziyade sanki bir dış gezegene dönüşmüş halde. Venüs, üst oktavı Neptün’e, Merkür ise Uranüs’e dönüşmüş gibi. Geri hareketin gezegenin kötü tarafını ortaya çıkardığından emin değilim ama enerjisini tamamen değiştirdiğini, yoğunlaştırdığını kabul etmeliyiz. Bu enerjileri iyi / kötü kullanmak bize kalmış. Elinizde keskin silahlar var diyebiliriz. Dolayısı ile Procyon enerjisini iyi anlamalıyız; arkadaşlardan gelebilecek destekler, büyük mücadeleler ve masraflardan sonra yapılacak tercihler, bazen hediyeler ve miras, çeşitlendirilmesi gereken yetenekler ki işe yaramayan yeteneklere neden olabiliyor, sportif başarı ya da kısa ömürlü / geçici fırsatlar, anlamında. Mundane alanda sıra dışı ölümlere, önemli hastalıklara ve kazalara yol açabilir. Yengeç 3 dekan kutuplaşmalar içerir. Bu da bazen dramatik olarak ruh halimizi şekillendirebilir. Ay tarafından yönetildiği için depresyonu tetikleyebilir ve gerçeklikle bağlarımız zayıflayabilir. Belki de kendinizi hayallere ve fantezilere kaptırmış, belirli bir yol olamayacak idealist bir hayalin peşinden gidiyor bulabilirsiniz. Hayatları ertelemek ve fırsatları değerlendirmemek çoğumuzun yaptığı bir hata. Bu durum sona ermeli; kişiler artık birileri tarafından gözetilmekten ve birileri için hayatını ertelemekten çok sıkıldı. Dolunay bu anlamda oldukça keskin bir enstrüman oluşturuyor. Ceres ve Dolunay sextil açısı Mars ile YOD açı kalıbında, Mars apexte. Söz konusu enstrüman Mars karakterinde ve Yay burcunda, artık adalet ve cesaret peşinde. Biraz da vahşi ve dürtüsel olarak kendini göstermeye pek hazır. Yengeç burcu kendimizi beslememiz gerektiğini söyler, Ceres ile benzer temalara işaret eder. Artık biraz bencillik gerekecektir. Hep kendimiz dışında bir şeylere / birilerine odaklı olmak, haberlere göre yaşamak, kendimizi geri plana atmamıza yol açmış olabilir. Biz aç kalırsak, başkalarını besleyemeyiz. Kurt Dolunayı olarak da bilinen Ocak Dolunayı malum Küçük Köpek tk yıldızında. Bunları yazarken, ülkemizde sokak köpekleri ile ilgili alınan mantıksız kararlar ise tabii aklımdan çıkmıyor ki Dolunay etkisi ile vicdanı pik yaptıracak haberler oluşacak diye, korktuğumu ifade etmeliyim.

Biraz daha Yengeç 3. dekanı ile ilgili bilgi vermek isterim; Ay ve Jüpiter tarafından yönetiliyor. İkizler (Castor / Pollux), Tek boynuzlu At, Büyük Ayı, Büyük ve Küçük Köpek tk yıldızlarına ev sahipliği yapıyor. Özellikle Castor ve Pollux nedeniyle çılgın Yengeç bölgesi aslında. Bu ikizler birbirine rakip olsalar da birbirinden ayrılmayan ikizler. Dolayısı ile kendi içimizdeki kutuplaşmalarla bu dekan bir görülmüş. Burada hayal gücü, onu yakalama ve kelimelere dökme yeteneği çok güçlü. Mükemmel yazarlar çıkaran bir alan. İkizler’den Castor yaşamın parlak taraflarına bakar ve iyimserdir. Harika bir motivasyon kaynağı olabilir. Pollux ise gözü pektir; hayatın daha köhne yanlarını keşfetmekten hoşlanır. Yengeç 3. dekan, aşk ilişkileri açısından pek olumlu çalışmaz. Karşı tarafı ezen bir havası vardır; derin karanlık tutkularını ve çoşkularını sanatsal ya da müzikal alanda gösterebiliyorlar. Bu git gel’ler bazı haritalarda bipolar etkiler yaratabiliyor. Enerji düşüşlerinde korkutucu olabilir. O yüzden bu dekanın parıldayan taraflarına şahit olanlar için bu karanlık özellikleri şok yaratabilir. Bir yandan tamamen birlikte, organize, sorumlu ve mükemmel olarak, besleyici ve karşı tarafı kollayıcı hatta birlikte krizlerin çözümüne sağlayacak özellikler sayesinde ihtiyacı olanlara sessizce, yardım eli uzatmak, verimli ve yargısız destek olmak mümkün olur. Ay / Jüpiter etkisi genellikle bu dekanı güvenilir yapar; kelimeler üzerindeki yetenekleri yadsınamaz. Ama bazen büyük yalancılar da olabilirler. Yengeç 3. dekanın ilgilenecek kimsesi yoksa, olumsuz özelliklerinin öne çıkabileceği savunulur. Kendi ile ilgilenmekte beceriksizdir çünkü. Sevdiklerini ya da alışık oldukları şartları kaybettiklerinde kendilerini parçalanmış hissedebilirler bu yüzden. Bedenlerine, fiziklerine aslında düşkündürler; önemli vücut geliştiricileri, jimnastikçileri, sporcuları, dansçıları, balerinleri barındıran bir alan. Vücut onlar için bir sanat eseri gibidir. Hatta bazen piercing ve dövme ile bunu yapanlar da görülebiliyor. Yengeçlerin aslında en huysuz, ikilemleri olan bölgesidir 3. dekan. Duyguların hareketli olması yaratıcılık için tabii çok uygun. Sanatçı olarak asla geri adım atmayı sevmezler. Duygular notalara, sayfalara, tuvallere rahatlıkla dökülür. Bu dekan hayatı uçlarda yaşamayı sever ve hep sürprizlerle doludur. Bazen hızlı yaşayıp erken yorulanlar çıkan bu dekandan. Yükseklerde uçarken akıllı yatırımlar yapmaları tavsiye edilir. Aksi halde başarı hızlı gelir ve çabuk sönebilir. Risk alırken ihtiyaç duydukları istikrarı korumayı öğrenmelidir. Ama bu dekana bunu öğretmek kolay olmayabilir; kendine uygun olmayan alanlara karşı da ilgisi yüksektir çünkü. Yengeç’in kabuğuna ihtiyaç duyduğunu unutmayın. Bir otorite, aile, yuva devreye girebilir ve bu dekanın ihtiyaç duyduğu korumayı sağlayabilir. Bir nevi Köpek’in tasmasını tutacak bir kavram gibi düşünmekte yarar var.

Yengeç Dolunayı Pushyami nakşatranın 2. bölgesinde netleşiyor. Satürn ve Merkür yönetiminde olan bir bölge. Eğlenceyi seven bu nakşatra Pluto karşıtlığı ile bazı kısıtlamalardan haber veriyor olabilir. Gizemli ve loş bir takım yıldız olan Pushya Arı Kovanı kümesi adını almış; bakım ve beslemenin burcu Yengeç’in kalbinde. Pushyami bal arısı ve genellikle çiçek açan çiçek ve süt veren inek olarak da tanımlanıyor. Ay’ın buradaki kuvveti ile hassasiyet, derinlik ve keski sezgisel farkındalık dolu. Bilinci yüksek alemlere açan, duaların gücünü büyüten zenginleştiren bir enerji. Bu nakşatra Brihaspati tarafından yönetiliyor; “Tanrıların Gurusu” anlamında. Felsefe, etik, ahlaki inançlar aracılığı ile bizi yükseltecek bir amaç duygusu yaratacaktır. Tabii ki toplumsal alanda insani meseleler ön plana çıkabilir ve ailemizde / toplumda hasta, muhtaç, yaşlı, sorun yaşayan kişilerle karşı karşıya kalabilir ve koruma / savunmasızlık temalarına hassasiyet gösterebiliriz. İnsanlığı bir bütün olarak gören geniş ve cömert manevi ilkeler daha fark edilir olabilir. En iyi ihtimalle bizleri başkaları ile bir olmaya zorlayabilecek etkiler yaratabilir ve kapasitemizi tek başımıza başarabileceğimizin ötesine doğru genişletmeye çalışabilir. Ama dikkatli olun; Merkür geri hareketi sebebiyle bazı çözümleri bulmak için çok daha derine inmeye de zorlayacaktır ve muhtemelen bizleri bunu nasıl yapacağımız konusunda engellemeye çalışabilir. Yanlış anlamalar, karmaşık etkileşimler, insanlarda ve sistemlerde hayal kırıklıkları yaratabilir. Geri giden Merkür, stratejilerimizi yeniden düzenlemek / oluşturmak için yetenek sağlayabilir. Bu yönde muazzam becerikli ve kararlı hale dönüşebiliriz. Kararlı çabalar, idrakin anahtarını tutan beceriklilik ve pratiklik ile birleşebilir ki bu da yeni olasılık alanlarının anahtarını oluşturabilir. Jüpiter’in olumlu yerleşimi ile düşüncelerde vizyon ve umut yükselebilir. Paylaşmak burada önemli olacak. Derin ilkelerimiz ve unutulmuş hayallerimizle yeniden bağlantı kurmak adına harika bir zaman. Niyetlerimizi paylaşmak, konuşmak ve yaşamlarımız başkalarının yaşamları üzerinde derin etkiler bırakabilir. Severek yaptığımız şeylerden uzaklaşmış olabiliriz. Kolektif konular bizleri merkezimizden uzaklaştırıyor olabilir. Bu durumda biraz içe çekilmek ve kendimizle bağlantı kurmak çok işimize yarayabilir. Belki de kendimizi keyif alıyor zannettiğimiz şeylerden aslında ne kadar uzaklaştığımızı da fark ettirecektir. 

Su grubunun öne çıkması ile ilgili olarak su ile ilgili felaketler, sorunlar yaşanabilir ki su, duygularımızla da bağlı olduğundan dünya üzerinde insanlık adına duyguları anafora sürükleyebilecek gelişmeler yaşanabilir. ki vicdani duyguları derinden hissedebiliriz. Kadınlar, çocuklar, hayvanlar, genel olarak halklar buna neden olabilir. Bu başlıklara bakış açımızı sorgularken kendimizi bulabiliriz; yaşamın bizim için anlamını değiştirebilecek durumlar yaşanabilir. Yıprandığımız, yara aldığımız yerler daha görünür olabilir ki bu açıdan derinlere inip çözmeye çalışmak çok uygun olur. En olumlu, güçlü şifa bu yara aldığımız yerlerde sağlanabilir. Işık o çatlaktan içeri girecektir (Leonard Cohen’in dediği gibi). Beklentileriniz karşılanmayabilir ama tercihleriniz değişecektir. Ülke açısından ilişkilerimizdeki durum kendini daha belirgin hale getirebilir. Suskun kaldığımız haksızlıklar, yanlışlıklar daha belirginleşebilir. Geleneksel ya da konservatif bakış açısı daha tartışılır olabilir. Pluto karşıtlığı bazı yaptırımların önümüzdeki süreçte kendini göstermesine yol açabilir. Dolunay Mc yöneticimiz Jüpiter ile dik açı içinde olması sebebiyle ekonomik alanda cüretkar hamleler açısından zorlayıcı kararlara, zamlara, vergilere yeni uygulamalara neden olabilir. Umarım dengeleyici yeni kararlar getirsin. Merkür 12. ev yöneticisi olarak bazı önemli tutuklularla ilgili olarak da önemli radikal kararlar kendini gösterebilir diyebiliriz. Umarım bu gelişmeler, geçici de olsa finansal alanda olumlu hareketleri beraberinde getirebilir. 

 

Zerrin Zindancıoğlu

ASA, MAPAI, Member of OPA, ISAR Cap
Profesyonel Astroloji Derneği (P.A.D.) Kurucu Üyesi
 
 
Kaynaklar; 
– Numerology of Astrology / Degrees of Sun – Lynn Buess
– Fixed Stars – B.Brady
– The Living Stars – Dr. Eric Morse
– Zodiac Decan Handbook / Darkstar Astrology
– Vedik Astroloji – Şebnem Ekşib
– Takımyıldızların Mitolojil Öyküleri / Yasemin Örs
– Darkstar Astrology

Your Shopping cart

Close