Uncategorized

Sonbahar ekinoksu 23 Eylül’de kesinleşecek. Bu, Güneş’in Terazi burcuna geçtiği ve gece ile gündüzün neredeyse mükemmel bir denge içinde olduğu an. Astrolojiye göre, ekinokslar mevsimsel bir sıfırlamayı işaret eder ve Terazi mevsimi, Başak mevsimini tanımlayan yalnız yaklaşımdan ziyade ortaklığı, müzakereyi ve adaleti destekler. Başak Yeni Ayı’nın kurmanıza yardımcı olduğu yapı, şimdi başka bir kişinin ihtiyaçlarına karşı test edilecek demektir; bir meslektaşın zaman çizelgesi, bir partnerin beklentileri, bir arkadaşın isteği. Ardından kapanış bölümü geliyor. 26 Eylül’de, Koç burcunda yaklaşık 3°37′’de bir Dolunay oluşuyor. Pratik olarak, bu Dolunay bir kararı zorlamaya veya bir projeyi, özellikle de ekinokstan beri ertelediğiniz herhangi bir şeyi, sonuca ulaştırmaya müsait. Koç burcu etkisi ile bir gerçek görmezden gelinemez hale gelir veya uzun süredir devam eden bir durum nihayet çözüme kavuşur.

Sonbahar dolunayları her zaman biraz başka bir tona sahiptir; ışığın değişmesi, gölgelerin uzaması ve Eylül’ün hayatı yeniden düzene sokma hissi bu geceyi takvimde ayrı bir yere koyar. 26 Eylül 2026 Cumartesi, saat 19.47’de Koç’un 3. derecesinde, daha kesin sayıyla 3°37′ civarında Satürn ve Neptün kavuşumlu dolunay zirveye ulaşacak; Kuzey yarımkürede sonbahar ekinoksuna en yakın dolunay olduğu için Hasat Ayı adını taşır. Bu yalnızca hoş bir mevsim adı değil tabii; elektrik ve güçlü tarla ışıklarının olmadığı dönemlerde, gün batımından hemen sonra yükselen parlak ay, erken soğuklar, donlar gelmeden olgunlaşmış ürünü toplamak için çiftçilere ekstra gece aydınlığı verirdi. Çoğumuz gece tarlaya inmesek de ismi, hâlâ kısalan günü, yazın bitişini ve toplanması gerekeni hatırlatır. Astrolojide aynı gece Güneş Terazi’de; Koç-Terazi karşıtlığı benlik ile öteki, girişim ile uzlaşı, kişisel arzu ile ilişkinin ahengi arasında netlik ister. Hasat ifadesi, geçmiş emeği tartmayı öğütlerken Koç keskin ve ileri bakar; özgüven eksikliğiyle ertelenen iş, başkasını memnun etmek için feda edilen çıkar, doğal tamamlanmaya ulaşan şey ve bir sonraki bölüme taşınmaya hazır olan şey aynı anda sorgulanabilir. Haziran 2026 Çilek Ayı’ndaki gibi bu da ivmeyi durdurup yeniden ayarlamak için göksel bir kontrol noktasıdır diyebiliriz.
 
Haritada dolunay 12. evde; giz, yas, bilinçaltı, kapanmamış hesap ve görünmeyen bağ, hepsi birden aydınlanabilir. Koç burada birikmiş öfkeyi, özlemi ve bırakılamayan rüyayı yüzeye çıkarır. Satürn sınırı, Neptün sisi getirir; ideal ile emek, hayal ile gerçek, arzu ile korku aynı alanda sürtüşme yaratabilir. Yönetici Mars 4. evde 29 anaretik derecede, Yengeç burcunda; ev, aile, köken ve duygusal temel artık aynı şekilde duramayacağı bir eşiğe gelmiş gibi. Ay Koç’ta, Mars Yengeç’te olduğu için karşılıklı aşırlama, bu anlamı kuvvetlendirmekte; dürtü ile his gizlice birbirini destekleyecek anlamında. Mars Dolunaya üçgen, Güneş’e sekstil, retro Neptün’e üçgen açı içinde; harekete, uyuma ve vizyoner eyleme kapı açacak etkiler barındırıyor. Aynı Mars Terazi Merkür ile kare, retro Plüto ile karşıt, Kova Kuzey Düğümü ile 150lik açıda ve Koç’taki retro Chiron ile karededir; söz ile eylem gerilim etkisinde, psikolojik yüzleşme ve kimlik yaraları yanabilir, büyüme rahatsız bir ayar gerekliliği ile kendini gösterebilir. Aslan Jüpiter ile Dolunay’ın 135’lik açısı abartı, gurur ve fazla görünür olma riskini taşımakta. Gölge günlerindeki Akrep Venüs hâlâ Kova Plüto karesi etkisinde; aşk, değer, güç, kıskançlık ve bırakılamayan tutku 12. ev sisinden sızmaya devam ediyor. Kova Kuzey Düğümü’nün Terazi Merkür ile üçgeni çıkışı bizlere gösteriyor aslında; kişisel dramı şişirmek değil, daha adil, daha kollektif, daha temiz bir dil hepimize yararlı olacaktır. Düğümler Kova-Aslan ekseninde olduğundan, görünmek ile ait olmak, sahne ile grup aynı terazide. Ay Düğümleri, Koç 29 Chiron ve Terazi 24 Merkür mistik dikdörtgen açı kalıbı oluşturuyor; yara rastgele değil, dengenin parçası sanki ve konuşarak şifaya dönüşebilir.
 
Güneş, retro Kova Plüto ve retro İkizler Uranüs büyük üçgen içinde; zihin, bir kopuş ile yenilenme, önemli bir farkındalık ile açılacaktır. Neptün ile Dolunay bunu uçurtma açı formuna  çevirmekte, üstelik bir önceki Dolunay’daki uçurtmanın benzeri şimdi tabanda Merkür’ün yerini Güneş almış, tepede Ay ve Neptün durmakta; aydınlanan şey hızla yükselecektir. Ay ve Neptün tepede olduğu için bu etkiler sezgisel, imgeli ve vizyoner akabilir. Retro Uranüs ve retro Plüto’nun sextilleri Dolunaya inovasyon ve dönüşüm katıyor. Nostalgia ve Libitina asteroidleri dolunayı tetiklemekte; geçmişe özlem ile son, hatıra ile yas aynı kapıdan girer. Zeus ve Apollonia’nın kardinal oluşturması gerilim yaratacaktır ama kararı hızlandırır hatta kader gibi gelen bir eşiği öne çeker. Bütün bu dış gezegen ağı yüzünden etki tek geceyle bitmez. Olumlu hali cesaret, inisiyatif, eyleme dönen ilham, duygusal netlik, geride tutan şeyden çıkış, iradeye adım ve disiplinle birleşen vizyon sağlayacak görünüyor. Gölge hali düşünmeden atılan adım, ani sinir ya da içe kapanma, emeksiz fantezi, başarısızlık korkusuyla durma, bunaltı, sonucu zorlama, ya çok hızlı hareket ya da tamamen kapanmadır diyebiliriz. Yoğunluğu bastırmak değil yönlendirmek gerekir.
 
Bu ay döngüsü yumuşak değil, aksine oldukça güçlü; ateşin eşiği, suyun arınması ve havanın geniş bilinci bir arada duruyor. 12. evde Koç dolunayı, 4. evde anaretik Mars, Satürn-Neptün kavuşumu, uçurtma, büyük üçgen, mistik dikdörtgen, Venüs-Plüto karesi ve düğüm üçgeni dolunay enerjisi ile  eski katmanları bedenden dökmeye yarayacaktır; utanç, korku, başkalarının beklentileri, çarpık düşünceler, öne geçen yabancı hikâyeler, uzlaşıya kurban edilen iç ateş, gizlenen bilgiler, atalardan / köklerden geçen kederler, kin ve bastırmanın seçimleri yönetmesi. Kadim bir çığlık çözülür gibi; hayatın yalnızca mücadele, aşkın yalnızca fedakâr, gücün aidiyeti tehlikeye atan, burada yerin yok diyen hayatta kalma öyküleri geride bırakılabilir bu enerjinin etkisi ile. Yargılamak, tutmak, bağlanmak, zorlamak, reddetmek ya da utandırmak yerine akışına bırakmak; ses, hareket, gözyaşı, yazı ve ham sanatla dönüştürmek istenmekte. Sis içinde yaşayan şey aydınlanabilir, kimi zaman kişisel kökeni belirsiz içsel öfke, kollektif keder, miras korku olarak kendini gösterebilir. Davet şu olacaktır; içteki savaşçıyı kucakla, geride tutanı bırak, Koç Ayı cesaretin yerini göstersin, Neptün ilham versin, Satürn dengede tutsun, Plüto dönüştürsün, Uranüs özgürleştirsin, Terazi Güneş’i yeni bölüme adım atarken dengeyi korusun. Hayal ile gerçek, vizyon ile iş karşıt değil müttefiktir. Mükemmel olduğunda değil, şimdi, tam olduğun haliyle harekete geçmek, serbest bırakmak, başlatmak ve olmak istenir.
Ülkemiz ile ilgili olarak, 26 Eylül 2026 Hasat Dolunayı Koç 3° civarında Satürn-Neptün kavuşumuyla bu haritanın 10. evine, yani iktidar, devlet yüzü, liderlik ve uluslararası itibar alanına düşmekte. Koç-Terazi ekseni ülkenin natal Merkür-Satürn-Mars Terazi kavuşumunun doğrudan karşıt ve kare hatlarına bağlanıyor; benlik ile ittifak, bağımsızlık ile denge, ham hamle ile müzakere aynı anda gerilir. 12. evdeki natal Ay halkın duygusunu, görünmeyen kaygıyı ve kolektif alanda belirsizlikleri içermekte; dolunayın Neptün’le birleşmesi bu Ay’ı dolaylı uyardığından kamuoyunda özlem, belirsizlik, ideal ile gerçek çatışması ve eski bir hikâyenin yeniden yüzeye çıkması ile ilgili gelişmeleri yaratabilir. Hasat Ayı’nın toplanma teması burada ürün değil hesap toplama gibi işleyecektir: hangi devlet vaadi olgunlaştı, hangi ilişki ve taahhüt dürüstlüğe muhtaç, hangi savunu refleksinin bedeli ağırlaştı.
 
Yönetici transit Mars 29 anaretik Yengeç’te, ülkenin yükselenine ve 1. ev Plüto’suna çok yakın ve 2. ev girişinde; toprak, gıda, hazine, kamu kaynakları ve güvenlik hissi aciliyet yaratabilir. Natal 4. ev Mars’ı da tetiklediği için iç güvenlik, sınır, konut, afet ve köklerle ilgili meseleleri duygusal ve reaktif çalıştırabilir. Transit Terazi Merkür’ün natal Merkür-Satürn kavuşumunun üstüne gelmesi ile söz, yasa, diplomatik dil ve resmi anlatıyı keskinleştirecek diyebiliriz; kareler açıklama baskısını artırır, üçgen ve sextiller ise düzeltme fırsatı yaratır. Gölgedeki Akrep Venüs’ün natal Akrep Güneş-Venüs-Jüpiter 5. ev stelyumunda ve  Plüto’ya karesi gençlik, spekülasyon, eğlence sektörü, yaratıcı ekonomi ve ülke imajındaki cazibe-güç gerilimini şişirecektir. Kova Kuzey Düğümü ile Terazi Merkür üçgeni dışarıda ittifak, içeride daha kollektif bir hukuk ve iletişim dili arayışını destekliyor; düğümlerin Kova-Aslan hattı görünür liderlik ile toplumun gelecek talebi arasında gerilim yaratabilir.
 
Uçurtma ve büyük üçgen ülkenin hava ve su hatlarını aynı anda açar. Transit Güneş Terazi natal Merkür-Satürn’ü, transit Uranüs İkizler natal 12. ev Ay’ına yaklaşarak halkın sinir sistemini, bilgi akışını ve gizlenen gündemi elektrikler; transit Plüto Kova 8. evde borç, kriz fonu, ortak kaynak, jeopolitik bağımlılık ve derin güç pazarlığını dönüştürmeye devam ediyor. Natal Chiron Koç 10. evde olduğu için Koç dolunayı ve 29 Chiron, devlet kimliğindeki yara almayı, yalnız hareket etme refleksi ile dışarıda yalnız kalma korkusunu birlikte çalıştırabilir. Mistik dikdörtgen bu yarayı rastgele kriz gibi değil, uzun süredir kurulu bir denge kalıbının parçası gibi gösterir. Nostalgia ve Libitina 10. ve 12. ev temalarını geçmişe özlem, yas, kayıp toprak ve kapanmamış olaylar üzerinden tetikleyecektir; Zeus ve Apollonia kardinal hattı kararı hızlandırır, ani bir açıklama, sınır hamlesi ya da sembolik çıkış riskini yükseltir; Zira Zeus natal Merkür ve Satürn üzerinde. 
 
Bütünüyle bakınca Türkiye haritasında bu dolunay yumuşak bir mevsime girdiğimizi söylemiyor, 10. evdeki otoritedeki kaçaklar, belirsizlikler, 12. evdeki halk duygusu, 4. evdeki toprak-güvenlik refleksi ve 2. ev eşiğindeki kaynak kaygısının aynı zaman diliminde görünür olması söz konusu. Olumlu ifade, cesaretle netleşen dış politika dili, hayali disipline bağlayan kurumsal iş, gizli yorgunluğun konuşulması ve ittifaklarda daha adil bir sözdür. Gölge ifade acele hamle, duygusal tepki, emeksiz büyük vaat, lastik gibi uzayan belirsizlik, kontrolü zorlama ve eski hayatta kalma , günü geçirme çözümlerine geri döndürür. Satürn işi ister, Neptün rüyayı şişirir, Mars eşiği geçmek ister, Ay 12. evde her şeyi içeriden hissettirir. Ülke için soru kişisel haritadakiyle aynıdır ama ölçeği kamusal; hangi eski hikâye artık devlet bedeninde yaşamayacak, hangi gerçek sisin içinden toplanıp hasat edilecektir.
 
Dünya genelinde bu dolunay, yazdan biriken işlerin ve ilişkilerin artık gizlenemediği bir hasat dönemi gibi işler. Bir yanda ileri atılma, sınır çekme ve kendi yolunu açma isteği yükselir; diğer yanda uzlaşma, ittifak ve birlikte yaşama zorunluluğu aynı güçle karşı durur. Ülkeler, kurumlar ve kalabalıklar hem daha cesur hem daha kırılgan hissedecektir. Hayal büyür, gerçek de sertleşir. Büyük bir vaat ile o vaadin faturası aynı zamanda görünür olacaktır. Kolektif duygu belirsizlikler sonucu yoğunlaşabilir. Eski özlemler, kapanmamış kayıplar, bırakılamayan bağlar ve güç mücadeleleri rüya gibi değil, gündelik haber gibi gündeme sızacaktır. İnsanlar evinde, toprağında, cüzdanında ve aidiyetinde bir eşikteymiş gibi hissedebilir; korumak ister, fakat eski koruma biçimi artık yetmez. Sözler keskinleşir, açıklamalar çoğalır, yine de ifadeler karşılık bulmayabilir. Bir taraf hızla harekete geçmek ister, bir taraf henüz sis dağılmadan adım atmamak ister. Küresel sahnede liderlik, ittifaklar, kaynaklar ve görünür imaj gerilimleri yaşanabilir. Kim yalnız ilerleyeceğini, kim ortaklık kuracağını, kim geçmiş vaatlere sığınacağını tartar. Yenilik ve kopuş havada birlikte dolaşır; aynı anda disiplin ve emek olmadan hiçbir vizyonun ayakta duramayacağı da anlaşılır. Gölgede kalan meseleler, özellikle gizli bağlantılar, borçlar, kolektif korkular ve tarihsel yorgunluk, sahnede olacak gibi. En sade haliyle dünya bu etki ile şunları yaşayabilir; toplanması gereken toplanır, taşınamayacak olan ağırlaşır. Cesaret tabii faydalı, acele zarar getirebilir. Vizyonu korumak ile gerçeği inkâr etmemek aynı işin iki yüzü gibi. Kalabalıklar hem arınmak hem başlamak isteyeceği gibi, asıl sınav, bu iki isteği birbirine düşman etmeden aynı anda taşıyabilmek.
 
Koç’un 3. derecesindeki dolunaya en yakın parlak sabit yıldız Diphda, diğer adıyla Deneb Kaitos’tur; Balina’nın kuyruğundadır ve 2026’da Koç’un neredeyse 3. derecesinde durur. Doğası ağır, soğuk ve durdurucudur. Denizin dibinden çıkan eski yük, durgunluk, sinir yorgunluğu, kendini sabote etme, kayıp ve içe çekilme temalarını taşır. Koç dolunayı ileri atılmak isterken bu yıldız bizi durdurmaya kalkabilir; başlamak ile batmamak aynı anda öğrenilir. Sis, yas ve geçmişin kuyruğu dolunayın cesaretine yapışıyor gibi. Işık varsa, derin suda unutulan şey görünür; ışık yoksa kişi ya tembelleşir ya da kendini tüketir. Bu yüzden dolunay, hem arınma hem de dipteki hesabın yüzeye çıkması ile ilgili çalışacaktır. 29 Yengeç’teki Mars’a en yakın yıldız Aludra’dır; Büyük Köpek takımyıldızında, Yengeç’in son derecesine bulunuyor. Doğası daha yumuşak, bağlılık ve güzellik yanlısıdır ama ayrılık, veda ve korunanı kaybetme korkusunu da taşır. Anaretik Mars zaten eşiği zorlayacaktır; Aludra bu eşiği ev, aile, kadınlar, aidiyet ve yolculuk üzerinden duygusallaştırabilir. Hareket etmek ister, fakat gönül bağı kişiyi çekiştirebilir. Olumlu hali, koruyarak ilerlemek, birini ya da bir yuvayı zarafetle teslim etmek, duygusal cesareti şiddete çevirmemektir. Gölge hali telaşlı kopuş, küsme, ev içi sert mücadeleler ya da ilerleyememe yüzünden kendini yani pire için yorgan yakmaktır. İkisini birlikte okuyunca tablo aslında net. Dolunay Diphda ile derin sularda gömülü balinanın kuyruğunu aydınlatır; Mars Aludra ile yuvadaki son adımı hızlandırır. Biri eski yükü, sorunu ortaya çıkarır, diğeri o yükü evin kapısından içeri geçirmeye zorlar. Cesaret lazımdır, ama aceleyle denize atlamak da, kapıyı çarpıp çıkmak da aynı hatadır. Asıl iş, dipte kalanı görmek ve yuvayı kırıp dökmeden eşiği geçmektir.

Vedik Astrolojiye göre Dolunay Uttara Bhadrapada nakşatranın 2. padasında netleşiyor. İthalat, ihracat uzmanlarını, din adamlarını, öğretmenleri ve seyahat içerikli işleri ifade ediyor. Satürn yönetimindeki nakşatra, Satürn de retroda ve Dolunay ile aynı bölgede olduğundan bir şeyleri sorgulamaya yol açabilir. Evrenin bizler için sakladığı doğal akışlar vardır. Sonuçta gelgit zamanlarında bile sular çekiliyor ve akıyor. Her zaman yüksek bir gelgit olmaz. Son zamanlarda neler olduğunu sindirmek gerekir bazı dönemlerde. Belki bir şeyler değişti ve aslında hoşunuza da gitti. Şimdi biraz daha fazlasını bekliyor olabilirsiniz ve kendinizi neyin içine soktuğunuzun pek farkında olmayabilirsiniz. Yolu sorgularken bulabilirsiniz kendinizi. Şüphelerinizi, yargılarınızı geride bırakın ve doğru olduğunu hissettiğiniz şeye teslim olun. Uttara Bhadrapada bir cenaze yatağı ile sembolize edilir. Arzusu, hayatta sağlam bir temel oluşturmaktır. Dolayısı ile Dolunay hayattaki her şeyin aslında geçici olduğu gerçeğine dikkatimizi çekebilir. İşler yön değiştirebilir, insanlar ölür, ilişkiler biter, arkadaşlar gelir ve gider. Kelimenin tam anlamıyla nihayetinde güvenebileceğiniz bir tek şey vardır, o da kendiniz. Bu farkındalığın kendisi daha derinde, değişmeyen bir şeyi aramak için motivasyon sağlar. Etrafınıza bakmak için kendinize zaman ayırın ve şu anda dünyada sürmekte olan kargaşayı, karışıklığı izleyin. Hayatın aslında gerçekten güvenebileceğiniz bir şey olmadığını anlayın. Bir kez bunu elde ettikten sonra daha derin bir gerçeklik arayışına başlamanın zamanı gelmiş olur. İşte bu gerçeklik kişinin kendisidir ve bu sınırsız bir aşktır. Evrenin daha büyük bir planı olduğunu kabul edin. Bu nakşatra göksel yılanı, yüksek bilincin derin okyanuslarının yılanını, kolay erişilmeyen, akışkan ve sürekli hareket halinde olan duyguları temsil eder. Bu yılanın 2 yüzü vardır ve bir yüzü geçmişe, diğer yüzü geleceğe dönüktür. Karmanın lordu Satürn, pozitif geçmiş yaşam karmasından gelen dünyevi başarıya ulaşmak için akışı yavaşlatabilir. Bu da kişiyi dünyevi ve ruhsal gelişimde ilerlemek adına doğru eyleme geçiş aşamasında tembelleştirebilir. Uttara Bhadrapada yaşamın, zenginliğin, ailenin ve sağlığın tüm alanlarında başarı / mutluluk için büyük bir potansiyele sahip olmasını anlatır; bu yolda manevi tutkuyu arttırır. Yılan bilincin daha gizli kısımlarını temsil ediyor. Eski derisini atması bir dönüşümü anlatır, kişisel evrimin bir sonraki aşamasına geçmek için geçmiş bilinç durumundan çıkmanın sembolüdür. Bu bölgenin dersi, kim olduğumuzu, artık ihtiyaç duyulmayan ve bize bir şekilde hizmet etmeyen şeylerden kopmayı anlamaktır. Böylece geleceğin temelini atabiliriz. Dolayısı ile gelecek adına düşünme, tasarlama, bırakma ve niyet belirleme adına ideal bir zaman olabilir. 

26 Eylül’deki sidereal Balık Dolunayı, geri giden Neptün’le neredeyse iç içe geçerek gökyüzünün en mistik ve en hassas anlarından birini açıyor. Ay, bilinçdışının sularına, rüyaların diline ve uzun süredir sessiz kalan içsel sese yaklaşmamızı istiyor; aynı anda idealizasyonu, duygusal abartıyı ve yanılsamayı da büyütebiliyor. Geri giden Neptün’ün hemen arkasında, geri giden Satürn’ün ise önünde duran bu Dolunay, bakışı dışarıdan içeriye, eylemeden tefekküre çeviriyor. Geçmişin zor anıları ve henüz iyileşmemiş yükleri yüzeye çıkabilir; fakat tam da bu yüzden bırakmak, onurlandırmak ve iyileşmek için güçlü bir eşik oluşuyor. Son zamanlarda eksik hissedilen şey, çoğu zaman dışarıda değil, unutulmuş sezgi ve ruhun sessiz bilgeliğindedir.Ay ile Satürn’ün Uttara Bhadrapada’da buluşması, Yengeç’teki yücelmiş Jüpiter’in Ay’ı desteklemesiyle bir şeyin nihai biçimi henüz görünmeden bile özünün derinden kavranabileceğini hatırlatır. Bir deneyimle yeterince uzun yaşandıktan sonra artık onun doğruluğunu sorgulamaya ihtiyaç kalmaz; kalan, süzgeçten geçip kök salandır. Bu Dolunay, bildiklerimizin kendi ağırlığını taşımasına ne kadar izin verebileceğimizi sorar. Uttara Bhadrapada’nın sembolü cenaze sedyesinin arka ayaklarıdır; geçiciliğin en yalın işaretidir. Tanrısı derinliklerin yılanı Ahirbudhnya, kundalini’nin ve görünmez temelin simgesidir. Nakshatranın arzusu hayatta sağlam bir zemin bulmaktır; çünkü hiçbir şey aynı kalmaz, değişmeyen tek şey sınırsız ve aşkın benliktir. Bu yüzden bu Dolunay inziva, hayatın fani olduğunu hatırlama ve duygusal boşalma için uygundur; şaktisi yağmuru çağıran güçtür, birikenleri yumuşakça akıtır.

Balık Dolunayı yaşamın akışında bir yavaşlamaya yol açabilir ki bu da süreçleri muhasebe etmemize yardım edecektir.  Bize hırslarımızı sorgulatabilir, çıkarlarımızı düşündürtebilir. Bu esnada iletişim trafiğinin artması hem işbirliklerine yardım edebilir hem de fanatik görüşlerin ortaya çıkmasına yol açabilir. Merkür ve Mars görünümünün önemi özellikle eğitim sistemi ile ilgili önümüzdeki dönemde sansasyona varabilecek iletişim trafiğine işaret etmekte. Baskılayıcı belki dini bir takım uygulamalar / kararlar, tepki görebilir. İlaç sektöründe yeni buluşlar ya da ülkeler arası işbirlikleri oluşabilir. Küresel anlamda hem ilaçlar hem ekonomik olarak bazı gerçeklerin ortaya çıkması mümkün. Sorgulamanın artması buna gerek oluşturabilir.  Sakinlik ifade etse de Balık tk yıldızının heyecanı şok edici olaylar yaratabilir. Özellikle 12. evden Satürn görünümü alan Uranüs bir çok ilişkide, işbirliğinde hatta para piyasalarında ses getirici olaylara yol açabilir. Ekonomik olarak bunu öngörebiliriz. Güncel olaylar, birkaç eşzamanlı jeopolitik çatışma noktasını gösteriyor: devam eden Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki istikrarsızlık, büyük nakliye rotaları üzerindeki baskı ve Tayvan çevresindeki gerilimler. Şimdi başlayıp 2026 sonuna ve 2027 başlarına uzanan dönem, çok daha büyük bir küresel yeniden hizalanmanın temelini oluşturabilir. Savaşlar, askeri konumlandırma, değişen ittifaklar, ekonomik baskı, liderlik kararları ve büyük güçler arasındaki çatışmalar ayrı ayrı değerlendirilmemelidir. Bir olay, bir diğerinin tetikleyicisi haline gelebilir. Ülkemizin  iktidar evinde netleşecek Dolunay, özellikle manevi değerlerle ilgili bazı kararları sorgulatabilir. Tabii bunun yanında bölünmeleri de içeren anlamlara sahip. Olamaz diyebileceğimiz bazı sesler, yorumlar duyabiliriz. Özellikle dini açıdan bu etki gittikçe artabilir. Alınan bazı kararlar özellikle para piyasalarında sert hareketlerin olmasına yol açabilir. 

 
 

Zerrin Zindancıoğlu

 

 

ASA, MAPAI, Member of OPA, ISAR Cap
Profesyonel Astroloji Derneği (P.A.D.) Kurucu Üyesi
Kaynaklar; 
– Numerology of Astrology / Degrees of Sun – Lynn Buess
– Fixed Stars – B.Brady
– The Living Stars – Dr. Eric Morse
– Zodiac Decan Handbook / Darkstar Astrology
– Vedik Astroloji – Şebnem Ekşib
– Takımyıldızların Mitolojil Öyküleri / Yasemin Örs 
 

Your Shopping cart

Close
Call Now Button