0
Uncategorized

24 Nisan 2024 saat 02:47’de Akrep burcunun 4. derecesinde Ay ve Güneş karşıtlığı netleşecek. Nisan ayı oldukça zorlayıcı bir aydı ve hala bitmediğine de şahit oluyoruz; Koç burcunda geri giden Merkür, oldukça yoğun etkili bir tutulma ve 14 yılda bir gerçekleşen önemli bir kavuşum ardından şimdi de oldukça önemli ve güçlü bir dolunay etkisi altına giriyoruz. Akrep burcu sabit bir burç ve karanlık, derin suları temsil eden, değişimden pek hoşlanmayan, zevk ve keyif burcu Boğa burcundaki Güneş ile zıtlaşan bir yerleşimdedir. Akrep Dolunayları zaten genelge oldukça kuvvetli etkiler verir. Ama Nisan 2024 Dolunay’ı sanki bu kuvveti daha da arttıracak cinsten. Güneş Boğa burcunda parlarken, Ay Akrep burcunda kuluçkaya yatacak ve her ikisinin enerjisi Kova burcunda yer alan ölüm ve yeniden doğum temsilcisi Pluto ile t-kare açı kalıbı oluşturacak. Pluto mitolojik hikayesinde nam-ı değer, kızları kaçıran Hades’ten adını alan yer altı tanrısı. Pluto, yeni düzenin kurucusu olarak geçmişin küllerini ortaya çıkarmak, yok etmek, tohumlamak  ve onun külleri ile alakalı. T-kare 2 gezegenin karşıt olan enerjisine, 3. bir gezegenin çomak sokması anlamında. Bu 3. gezegen tepede ya da odak gezegen olarak bilinir. Karşıt gezegenlerin enerjilerini etkinleştirir ve umarsız çatışan doğalarını da çözebilir, yıkabilir, yeniden yaratabilir. Sanki bir düğümün örgüye dönüştüğü bir yer yaratır. T-kare enerjisi asabi, stres dolu bir düdüklü tencere gibi çalışır. Birbirimizle çelişen yanlarımızı anlatır. Merkezi oyun kurucu olarak da bu odak gezegen, görünümün dinamik haldeki salınımını ve çözümlemesini yaratan olayları yaratır. Bastırılmış, gerilmiş bir etkinin bir andaki salınımı gibi görev alır. Bu durum bazen çok işimize yarar ama bir nevi yakan yıkan bir enerji ile kendini gösterecektir. Bu dolunay ile temel benliğimiz (Güneş), duygusal doğamız ve içgüdüsel ihtiyaçlarımızla (Ay) karşı karşıya gelirken, her ikisi de güç mücadeleri (Pluto) içinde olacaktır. T-kareler her zaman tek bir yöntemle aşağı doğru çeker ve bu yöntem bu kez sabit doğada. Başlaması da ağır ve değişime dirençli, sabit enerji ile sabit tutmaya çalıştığımız, oldukça güçlü bir itme gücüne sahip. T- kareler varken başarı asla acısız gelmez, cesaret yoksa zafer de olmaz. Boğa üretmek ister, Akrep ise kazmak, ama ne amaçla?. Dolunay etkisi ile temel ihtiyaçlarımızı karşılama arzusu (Boğa) ile duygusal derinliklerimizi eşeleme (Akrep) arasındaki dengenin ancak arzu ve hak etme, kaynaklar ve ilişkilerle olan ilişkimizi yakıp yeniden inşa etme yolundan geçtiğine şahit olacağız. Pluto odak gezegen olduğundan, Boğa Güneş’i ve Akrep Ay’ı arasındaki gerilimi serbest bırakacak bir valf konumunda. Buradan da anlaşılacağı üzere ilerlemenin ana anahtarını radikal bir yeniden doğuş oluşturacak diyebiliriz. Pluto yaratım adına yıkım gerçekleştirir; çok daha büyük bir hikayeye kapıyı açacak sismik bir dönüşüm oluşturur. Cesaretimizi test eder, bilinçaltındaki korkularımızı uyandırır. Bizi geride tutan şeyleri (çoğunlukla aniden ve nadiren nazik, hatta oldukça kaba ve manipülatif) yüzeye taşır, yüzleştirir. Şüpheli, korkutucu yöntemleri ile kara pelerinin içinde etrafı gizlice süzen bir havası vardır. Dolunay’dan alınacak ders dolayısı ile, “bırakmak acı vericidir ama tutunmak da imkansızdır” mottosu anlamında gizli. Evet, değişim kapıda, yeniden doğuş kulağa mucizevi gelse de şiddetli olacaktır. O ana kadar olacaklar derin, karanlık ve dehşet verici olabilir. Gerçekten olduğumuz kişi olabilmek için, şu anda olduğumuz kişiyi yakmamız gerekecek görünüyor.

Akrep Dolunayı ile birlikte tüm bastırılmış duygularımızı serbest bırakma şansımız olacak. Dolunaylar geçmişe dair düşünceleri ve yeniye yer açmak için eskiyi salı verme zamanlarıdır. Nisan ayında etkili olan tutulma enerjisi ardından oluşacak ilk dolunay. Artık fırtınanın gözünden geçtiğimize göre, sınırlarımızı, bağımlı alışkanlıklarımızı, kendimizi ifade edebilmemizi ve bu yolda sorumluluklarımızı yeniden dengelememizi içeren büyük kararlar aldığımız sürecin bitimi ile Akrep dolunayı bizi duygusal olarak arındıracak etkileri hazırlayacak. Bu yeni bir yaşam tarzı gerektirecektir. Tutulmalar bizi yeni bir döngüye soktu ve olağan ritimlerimizi büyük ölçüde bozdu. Boğa burcuna daha yeni giriş yapan Güneş ile temel yaratacak ve denge oluşturacak titreşimleri daha tam olarak kucaklamadan önce, travmalarımızı daha büyük bir dönüşüm için tetikleyecek, tabii bu tetikleyicilerle bizi yüzleştirecek olaylara hazır olun. Eğer bu da yeterli değilse, Merkür 3 haftalık gerileme yolculuğunun son derecelerinde iken bizi geçmişimize bağlayan kabloyu da kesmemiz için son bir şans verecek. Bu gelişmeler kaderimiz üzerinde oldukça etkili gelişmeler içerecektir. T-kare ile daha agresif hissedebiliriz. Hem kare hem karşıt enerji yönetilmesi zor olaylar yaratır; bu, kalbimiz (Güneş), duygularımız (Ay) ve ego ölümü (Pluto) arasındaki güçlerin, kontrol için savaşması anlamına geliyor. Tutulmalar ise sarsılan temeller ardından istikrar ve güvenlik ihtiyacı aramamıza yol açacak. Bu yolda bizi geride tutan korkumuzla yüzleşeceğiz. Güneş ve Ay arasındaki çatışmayı, destroyer formundaki Pluto normalden daha patlayıcı hale sokabilir. Dünyevi başarı arzumuz, maddi güvenlik ve duygusal açıdan daha samimi ve özgün bir yaşam tarzına olan isteğiniz arasında çelişki hissettirir. Kova burcundaki Pluto, kolektifin kendimiz hakkında sahip olduğumuz, gerçeğe dayalı olmayan, yanlış inançları ve algıyı didiklemesine yol açar. Korkular çoğu zaman sahte yanılsamalarımızdan, kayıtlarımızdan kaynaklanır; bunlar tam potansiyelimize ulaşmamız önündeki en önemli engellerdir. Akrep Dolunayı bu serapları ortadan kaldırıp, gerçeğe uyumlanmak adına bir fırsat sunuyor. Jüpiter ve Uranüs’ün de 14 yılda bir yani nadir kavuşumu Dolunay’da oldukça etkili. Şans gezegeni 14 yılda bir engelleri aşmamıza ve içimizde keşfedilmemiş detayları ortaya çıkarmamıza yardımcı olmak adına radikal özgürlük gezegeni Uranüs ile kavuşuyor. Her şey değişiyor gibi geliyorsa, bunun nedeni gökyüzünün sizi aşağıda tutan duvarlarınızı / sınırlarınızı ve kısıtlamaları ortadan kaldırmaya çalışmasıdır. Kendimizden şüphe duymaktan, fayda sağlayacak durumlara / ilişkilere isyan etmekten yoruldu isek, Jüpiter ve Uranüs kavuşumu yeni bir tür ruh dönüşümü oluşturmaya başladı. Daha önce ulaşamayacağımızı düşündüğümüz yeni olasılıklarım hayalini kurmanın zamanı gelmiş olabilir. Akrep enerjisi Ay’ın en zorlandığı yerdir. Zararlı konumda olması ve özelliklerini sergileyemeyeceği, zorlayıcı bir dinamik içindedir. Akrep’in dönüştürücü enerjileri ile Dolunay’ın derin sezgisel, dişil enerjileri birleşince, daha yoğun bağlantılar içeren bir yere adım atmanın gücü kendini gösterir. Evet dış Dünya kaotik olabilir, duygusal anaforlar hissedilebilir, evet mücadele etmek gerekebilir. Ancak daha derine inersek, içimizde bir seyahate çıkarsak, Akrep Dolunayı çok daha derin ve yoğun sezgi armağanları sunar; bu durum yenilenmenin yeniden can bulmanın yolunu açar. Derinlerde hep eksik gördüğünüz bazı şeylerin tamamlanmasına yardım edebilir. Ama kesinlikle yan gelip yatmak ile kazanılmayacak armağanlar olacaktır bunlar. Akrep Dolunaylarına Buda Ayı dendiğini duymuştum; Buda’nın doğumu, aydınlanması ve ölümü kutlanır bu zamanlarda. Akrep Dolunayları aynı zamanda boyutlar arasındaki perdenin incelerek, kendi farkındalık sürecimizin genişlemesine olanak sağlar. Tutulmalar ardından yaşanan değişimleri, dönüşümleri ya da sürprizleri sindirmeye yardımcı olacaktır. Neyin gitmesi neyin kalması gerektiği daha netleşecek. Bu sayede özgürlük elde edilebilir. Bir çok yönden sizi derin fark edişlere yani daha derin bir güce yönlendirecek bir enerji. Getirdiği zorluklara kapılmak kaçınılmaz olsa da, bazı döngüleri sona erdirmek ve daha sağlıklı bir yaşama adım atmak için motive edici kullanabiliriz. Akrep gereksiz katmanların atılması ile ilgili; Jüpiter ve Uranüs’ün bizi daha özgür ve gerçek bir alana adım atmaya teşvik etmesi ile dopdolu bir enerji. Kaos, zorluklar ya da hassaslıklar ortaya çıksa da kendimize kendi yolumuzu özgürce nasıl bulacağımızı sormak adına alan yaratıp yaratamayacağımızı bize gösterecektir.  

Ay, bu bölgede açlık çeker ve doyumsuz hale gelir. Bu nedenle bir nevi Pluto’ya benzer ya da açlıktan korkar. Doğanın bazen acımasız ölüm ve yeniden doğuş döngülerini anlayabilenler, “öldür ya da öl” modunda hareket etmekten çekinebilir. Evrimleşme ile bir şekilde diriliş gücü kendini gösterir. Pluto bu bölgede çok güçlü. Doğa, doğal afetlerle, saldırılarla ya da önce kanlı bir başarısızlık aşamasından geçmek zorunda kalsa bile, her zaman döngü içinde kendini düzeltmeye, dengelemeye çalışır. Zıt uçlardaki tutulmalar etkisi ile başarı yalnızca ya hep ya hiç olacaktır. Sanki cayır cayır yanan sıcak hava dalgası ya da şiddetli bir don gibi. Ay Akrep 1. dekanda uyum sağlamayı gerektirecek keskin kontrastlar sunar. Keskin görüş, zeka gerektirir ya da kendinizi keskin hatlarla geliştirmenize yardım eder ve bilgeleşirsiniz. En güçlü olanın hayatta kalması söz konusudur ya da olağanüstü şekilde bir başarısızlık kendini gösterir. Genelde olumsuz kabul edilse de bu bölge beklenmedik olumlu olaylar yaratabilir. Yılın bu mevsiminde gerçekleşen Dolunaylara Pembe Ay denmiş; açan pembe çiçekler yüzünden. Ama Ay burada kesinlikle pembe değil tabii. Pembe Ay enerjisini Akrep yoğunluğuyla birleştirince ortaya yeniden doğmak, kişisel gelişim, dönüşüm ve artık bize hizmet etmeyen şeyleri bırakmak anlamları da kendini gösterir. Duygusal yükleri salıvermenin, değişimi ve yenilenmeyi kucaklamanın zamanıdır. Bazı kırgınlıklarımızı, hatalarımızı kucaklamaya, gölgelerimizle yüzleşmeye hazır olup, daha güçlü ve daha bilinçli ortaya çıkmaya davet eden bir enerji. Dolunay haritasında gezegenler dışında etkili olan bir diğer gösterge de Hebe asteroidi, sonsuz gençliğin sembolü. Ganymede mitolojik hikayede onun yerini almadan önce tanrılara Kupa Taşıyıcısı olarak hizmet etmiş. Adı “gençlik” ya da “hayatın ilk dönemi” anlamına gelen Yunanca bir kelimeden geliyor. Hebe hizmet etmek ile ilgilidir; hizmetçi, hatta köle, garson olabilir. Tabii otoritelerden gelecek suistimallerden de bahsedilir. Ayrıca özellikle Akrep / Pluto ve Ay enerjilerini beraber düşündüğümüzde çocukluk travmalarından iyileşmeye anlamına da gelebilir. Ayrıca Hebe‘nin hikayesinde bardak taşıyıcısı rütbesine indirilmesinin, düşmesinin, elbisesini yırtmasının ve utanç verici şekilde çıplak kalmasının yaşandığına dair bazı yazılar okumuştum. Hebe ayrıca sonbahar ile de ilişkilendirilir. Hebe, Demeter ve Persophene gibi, annesi Hera’nın genç kızlık halini temsil eder. Yani Hebe bakire bir tanrıçadır. Hebe ile diğer olumlu anlamlar, gençleştirici iksirler, sonsuz yaşam, merhamet ve bağışlamadır.

Dolunay derecesi Güney Haç tk yıldızının tepesindeki Gacrux ile hizalanmakta. Antik çağlarda bu yıldız, Mısır’dan kuzey yarımkürede görülüyormuş. Ancak presesyon / devinim nedeniyle şimdi güney yarımküreden izleniyor. Avustralya, Yeni Zelanda, Güney Amerika’da bayraklarda, pullarda diğer objelerde sembolik olarak izi görülür. Haç tk yıldızı gökyüzünde küçük bir tk yıldız. Parlaklığı ve sembolleri, yabancı denizlere yelken açan Hristiyan kaşiflere cesaret ve güven vermiş tarihte. Gacrux, bu tk yıldızın en parlak yıldızı olmasa da Akrep 1. dekanın Mars etkisini yansıtan güçlü bir kırmızı renktedir. Hz İsa’nın kanlı yaralarını ve çarmıhtaki duruşunu simgelediği söylenir. Tabii Hristiyan kaşiflerin, dinlerini yeni topraklara taşıma, yayma çabaları için güçlü bir kutsama sembolü olarak da görülmüştür. Ancak bu başarı asla kolay olmadı ve o yüzden bu tk yıldızın tehlikelere, yaralara ve kazalara neden olduğu da bilinir. Hz İsa gibi ağır sorumlulukları, katlanılan acıları da temsil ettiği söylenir. Üzüntü, kayıp, keder ve ıstırap yaratır. Ayrıca CagruxMartin Luther’in haritasında Jüpiter ve Gad kavuşumunda vardı ki kendisi Protestan kilisesinin kurucusudur. Yaşamda sıkıntılı durumlara, günahlara, ve sadistçe eğilimlere neden olabilir. Aynı dereceye yakın diğer bir yıldız da Ceginus Merkür ve Satürn’ün doğasında, arkadaşlar ve şirketler aracılığıyla keskin bir akıl ama utanmazlık ve kayıp verir. Hepimiz kaybı hayatın bir parçası olarak kabul etmeliyiz, ama bizler kayıplardan korkuyoruz ve kaçmaya çalışıyoruz. Bir kez bırakmaya hazır olduğumuzda Evrenin, kayıplarımızı değerli ve gerçek olan bir şeyle değiştireceğine güvenmek zorundayız. Kayıp, Haç tk yıldızında oldukça vurgulu; o yüzden evren geride kalan boşluğu doldurmak için yeni bir olgu yaratır ki bu da yenilenme ve yeniden doğuşun bir parçasıdır.

Dolunay etkisi ise çözülmemiş gizemleri derinlemesine araştırma, deşme dürtüsü duyacağız belki de kötü tutumlara karşı tutkulu tepkiler içine gireceğiz. Haberlerde korkunç suçlarla ilgili bilgiler artabilir. Kolektif gölgeler yüzeye taşınabilir, iğrençlikler görebiliriz. İnsanlığın kabul edilemeyecek kötü özelliklerini bünyesinde barındıran kişilerle karşılaşabiliriz. Ya da birini günah keçisi haline getirebiliriz. Ama kendi karanlıklarımızı kabul etmekten psikolojik olarak kaçınabiliriz. Liderler, otoriteler, yöneticiler diğerleri üzerinde daha fazla baskı kurmak isteyebilir, ekonomik açıdan daha fazla zorluk yaratacak kararlar alabilirler. Halk sanki normalden çok daha fazla gözetim altında olduğunu hissedebilir. Çözülmemiş travmalar, düğüm haline dönüşmüş haksızlıklar, sorunların en köküne inme ihtiyacı yaratacak bir boyuta erişebilir. Karanlık düşüncelerden arınmak ve iyinin, sevginin ışığında hareket etmek çok önemli bu süreçte. Tabii her türlü psikoanaliz, bilinçaltı çalışması ve detox için uygun bir dönem. Jüpiter ve Uranüs’e geri dönersek, aydınlanmaya giden yolları takip etme konusunda ilham verici, geleceğe yönelik heyecan yaratıcı yeni ütopyalar ve vizyonlar oluşturan bir nevi tohum anından bahsetmeliyiz. Kavuşum etkisi ile ve her 2 gezegen de özgürlükle ilgili olduğundan son derece aktivist çalışabilirler. Bu kavuşum haritanızda hassas bir yerleşime denk geliyorsa, o alanda yıldırımlar çakar ve zincirlerin kırılması beklenir. Uranüs uyanış gezegenidir, dolayısı ile Jüpiter ile birlikte maneviyat ya da cinsiyet farklılıkları ile ilgili bir farkındalık yaratabilir. Uranüs elektrikle ilgili, Jüpiter ile birlikte daha fazla ihtiyaç duyan bir enerji yaratacaktır. Tartışmalı, değişken ama her zaman benzersiz ve yaratıcı çalışır bu kavuşum. En tuhaf fikirleri ortaya atar ve bunlar, diğerleri anlayana kadar herkes tarafından reddedilir, karşı çıkılır. Dolunay zorlu etkiler yaratacak; tamamen kurtulmak zor olabilir, Hebe‘nin sihirli iksirine ihtiyaç duyacağız. Her zaman her şeyi kendi başımıza halledemeyeceğimizi ve yardıma ihtiyacımız olduğunu kabul etmeliyiz. Zorlu etkilerden geçici de olsa biraz rahatlatacak bir yol bu şekilde bulabiliriz. Diriliş Dolunay’ın ana teması; karanlık sonsuza dek süremez. Güneş her gün yeniden doğar, bitkiler büyür, çiçek açar. Hebe‘den farklı olarak yaşlanmayı kandıramayız ve yaşlanmanın doğal olduğunu ve Dünya’daki her şeyin eninde sonunda öleceğini kabul etmeyi öğrenmeliyiz. Ne yazık ki kolektif bu Dolunay etkisi ile birçok ölüme de şahit olabilir. Ama enkarnasyon döngüsü içinde yepyeni bir çok da doğum olacaktır.

Vedik Astroloji’ye göre Dolunay Swati nakşatranın en kalıplarına bağlı olan 2. bölgesinde. İş adamlarını, politikacıları, kamu hizmetlerini, avukatları, savcıları, hakimleri, hostesleri, pilotları, her türlü taşımacılığını ve seyahat sektörünü ifade eden bir nakşatra. Böbrek ve bağırsaklarla, ayrıca cilt ile ilgili olumsuzlukları da ifade etmekte. Özellikle hayır demeyi beceremeyen bir etkisi vardır Swati‘nin ve öğrenmesi gereken de budur. Swati‘nin etkili olduğu haritalarda, gençlik yıllarında çekilen zorluklardan bahsedilir, gençler ile ilgili oldukça sınırlayıcı şartları zaten hepimiz biliyoruz bugünlerde. Swati hukuk, cinsellik / cinsel suçlar ve para alanında önemli bir etkiye sahiptir. 2. pada ise oldukça iş odaklıdır. Devletlerin, bankaların güvenlik sistemleri ile ilgili sorunlar yaşanabilir. Önemli bilgiler ifşa olabilir; güvenliğe daha önem verilmesi gereken etkiler altındayız. Komşu ülkelerimizde yaşanabilecek olaylar, bizleri de zor durumda bırakabilir. Para piyasaları ile ilgili olarak en zor zamanlar diyebiliriz. Alınacak kararlar bizleri daha da zorlayacak görünüyor. Ülke haritamızda 5. evde gerçekleşecek Dolunay yöneticilerimiz ile direkte bağlantılı ve konsolosluklar, sanatçılar, spor camiası, diplomatlar ile ilgili önemli olaylara zemin hazırlayabilir. Eğlence mekanları ile ilgili bazı yeni kararlar belediyeler tarafından ses getirici şekilde alınabilir. Birlikte hareket ettiğimiz ülkeler ile ilişkilerimizde değişimler yaşanabilir. Güvenlik özellikle önümüzdeki süreçte önem teşkil edecektir. Haritamızdaki Meclis ve Anayasa alanı etki almakta; bazı belirsizliklerin netleşmeye başladığına şahit olabiliriz. Kabinede görev değişimleri oluşacaktır. Pluto etkisini 8. evimizden aldığımız için borçların sorun yaratması ya da alınan ödeneklerin yönetici kararlarını etkilemesi söz konusu olacaktır. Güneşimiz üzerinde gerçekleşecek Dolunay, yöneticilerin de baskı altında olduğunun işareti. Huzur ve mutluluk maalesef ülke için bu etki altında biraz uzak görünmekte. Gezi olayları sırasında da gökyüzünde bu nakşatra oldukça aktifti. Geleceğin tohumlarını Swati çocukları atacak denir. Dünya’nın döngülerini değiştirecek durumlar yaratacak güçtedir. Bu etki altında meslek kariyer değiştiren kişiler dahi görebiliriz. Swati, bizleri fabrika ayarlarımıza geri döndürmek yönünde zorlayıcı deneyimler yaşatabilir. Dolunay bize bağımsızlığımızı, hayatta kalma yeteneğimizi hatırlatmak için çalışacak; egemenliğimizi ele almayı hatırlamamızı isteyecek. Rahu ile yönetilen nakşatranın tanrısı Vayu. Bol fırtınalı günlere giriyoruz. Arınmak ve yolumuzu tıkayan engelleri ortadan kaldırmak adına olumlu etkiler barındırıyor. Swati ustalığa giden yolda oyalanmayı anlatır; dolayısıyla kendi yolumuza sahip çıkmanın önemini hatırlatacak günlerdeyiz. Bazı başlangıçları sürekli olarak ertelemenin olumsuz sonuçları ile bizleri karşılaştıracak görünüyor. 

 

 

Zerrin Zindancıoğlu

ASA, MAPAI, Member of OPA, ISAR Cap
Profesyonel Astroloji Derneği (P.A.D.) Kurucu Üyesi

 

Kaynaklar; 
– Numerology of Astrology / Degrees of Sun – Lynn Buess
– Fixed Stars – B.Brady
– Foreverconscious Astrology
– The Living Stars – Dr. Eric Morse
– Zodiac Decan Handbook / Darkstar Astrology
– Sepharial / Tutulmalar
– Bernadette Brady / The Eagle and the Lark
– Vedik Astroloji – Şebnem Ekşib
– Takımyıldızların Mitolojil Öyküleri / Yasemin Örs
– Darkstar Astrology
– Öner Döşer – Astrolojide Sabit Yıldızlar

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Your Shopping cart

Close